Hayalimiz. (Neden olmasın)

Hayalimiz. (Neden olmasın)

Boluspor takımının süper lige çıkması ve eski günlerde olduğu gibi (tabii ki yirmi küsur yıl evvel ki) büyük takımların korkulu rüyası olan takım olmasıdır.

Peki !

Bu nasıl olur derseniz.

Bir kere şunu unutmayalım. Bolusporum için PTT 1.lig ideal süper lig fazla zihniyetini öncelikle silelim.

Bunu neden söylüyorum.

Süper lig de olan takımlara bakalım nüfus anlamında gelir anlamında.

Bir eğer olay nüfus ile olsa idi. (Akhisarın ne işi var)

Yok, eğer gelir ise. ( Akhisar da çok mu gelir var)

Dikkatinizi çektim mi bilemem ama Akhisar her türlü oluşumda örnek teşkil eden takım hüviyetinde.

Peki, Akhisar takımda Bolusporumdan fazla olan ne var?

Birinci sıraya Hamza hoca faktörü yazarım. (Hamza hoca bıraktı şimdi bana kalırsa önümüzdeki sene süper ligden düşecek ilk takım)

İkinci sıraya Yönetim yazarım. (hiç süper lig havasına girip manyak transferler ile bütçesini zorlamadı)

Üçüncü sırada ise alt yapı (Akhisar kulübü alt yapıya önem veren bir kulüp)

Ve bu saydıklarım üç madde içerisinde birinci sıradaki Hoca faktörünün etkenlerini sıralar isek.

Birinci sıra da ise kaliteli ve nokta yabancı transferlerin yapılmasıdır. ( İsmi sanı olmayan)

Hocanın forma dağıtımında kesinlikle tavizsiz olması ve savaşan bir takım oluşturmasıdır. ( Çalışan formayı alır durumu)

Birçoğunuz okurken şu ifade kafasında oluşmuştur.

Yahu, çok doğru. (peki, neden eylemimiz yok)

Biz o eylemi zamanın da sayın Necip başkana iletmiştik. (taraftar temsilcileri olarak)

Evet, Necip başkanda mantıklı bulmuş ve Cihat hoca ile anlaşırken üç yıllık plan yapılmış ve geleceğin Bolusporunu oluşturulmasına karar verilmişti.

Cihat hoca bu mantıkla geleceğin Bolusporu için 23 yaş ortalamalı bir takım yapmıştı.

Ve Bolulu olan yardımcı hocamız Yılmaz hocayı da yardımcısı yapmış idi.

Sonra, sonrası malum Cihat hoca Bolusporumu bıraktı. (veya bıraktırıldı)

Bolusporum o sıra da ligin ikinci sırasında idi. (o sezon aldığımız o puanlar ile lig de kaldık aslında)

Şimdi, bu örnekleri toparlar isek Bolusporum bu sene 50. yıl diye Süper ligi hedefleyen takım mı yapmalı veya artık zamanı geldi diyip (akhisarspor örneği gibi mi yapmalı) planlı programlı bir sezon hazırlığı içersine mi girmeli.

Hülasa, ya yılların özlemi olan “süper lig” ya da olursa play-off olsun o bile iyi diyip geleceğin Bolusporunun temellerini mi atmak.

Bunun için karar merkezi sayın Savaş başkandır.

Ama unutulmamalıdır ki başkan Savaş Abak yalnız bırakılmamalıdır.

Mali anlamda bilgi birikimi anlamında! (Başkan herkesi dinleyen ve şeffaf bir başkan nasıl olsa)

Bir çok Boluspor sevdalısı şimdiler de şunu tartışır oldu.

Yılmaz hoca ile devam etmeli veya etmemeli. Madalyona iki taraftan bakalım eğer kaliteli bir hoca gelir ise yardımcısı olarak mutlaka kalsın. (buradaki mantığım kesinlikle Yılmaz hocanın kaybedilmemesidir)

Diğer tarafta ise Bolusporumun geleceği oluşturulacaksa Yılmaz hoca ile devam edilmelidir.

Bunu söylememe en büyük etken ise Boluspor takımının tüm alt yapısındaki futbolcuları iyi tanımış olmasıdır.

Ama, Boluspor sevdalıları ne kadar sahip çıkar ne kadar sabır gösterir derseniz. (Ali Beykoz hocama gösterilen sabır kadar olmaz)

Yani sayın Savaş başkan iki tarafı keskin olan bu bıçağı iyi kullanmalı ve gerektiğinde erken önlemleri ile sezon sonun da Bolusporumu sıkıntı içerisinde bırakmamalıdır.

Son olarak da naçizane isteğim artık lütfen kaliteli (para anlamında değil) yabancı forvet transfer edilsin.

 

Boluspor sevdalıları kalın sağlıcakla…

 

Yazarın Diğer Yazıları