VİŞNE, İBRAHİM ABİ !!

 


  Rahmetli Hüseyin amca ve Server teyze çok kibar insanlardır. Sakin, komşulukları olan mükemmel on numara insanlar.

Size onlardan küçük bir hikaye anlatmak istedim.

 

Efendim kendileri Mesciler yaylasındalar o anda. Sabah erkenden ev, dam çul (hayvanlara bakma) işlerini bitirip köye gelecekler.

Yayla, Bolu merkeze yakın ve günlerden Pazartesi ( Bolu Bazarı) olduğu için pazara gidilecek, köye gelip ortalık toplayıp akşam olmadan yaylaya dönülecek. 
 

Yayladan köye gelirler, oradan çarşıya giderler. Alışverişi yapıp köye gelirler. Server teyze evi temizler, yaylaya gidecek öteberiyi sarar ve Hüseyin Amca'ya seslenir.

- Hüseyin !  Hüseyin ! Yayla kadınları vişne istediler. Biraz topla da gel !

Hüseyin amca, eve yakın olan vişnenin yanına gider. Tam  ağaca çıkacak, bi bakar babasının vişneleri gözüne çarpar.

Yönünü değiştirip yan taraftaki babasının vişnesine çıkar, başlar toplamaya.

Vişnenin dalları da yolun üzerine kadar büyümüştür.

Bu arada Server teyze hazırlığını yapmış Hüseyin amcanın gelmesini bekliyor.  Yarım saat geçer, Hüseyin amca yok. 45 dakika geçer, gene gelmez.  Bişey mi oldu diye meraklanan Server teyze, bakmaya gider .

Server teyze vişneliğe yaklaşınca ağaçlara bakar, kimse yok. Aaa! Bi de bakar, yolun tam ortasında Hüseyin amca yerde sereserpe yatmaktadır. Hemen koşar ve seslenir.

- Hüseyin!  Hüseyin ! Ne oldu sana. 
- Kalksana Hüseyin düştün demi!
Hüseyin amca, başını kaldırıp Server teyzeye bakar.

Server teyze bakar, pek bişeyi yok eşinin.

Tekrar seslenir " Hüseyin kalksana!!

Hüseyin amca cevap verir. - " Kalkamıyor Selver"

Kendi vişnesi yerine babasının vişnesine çıkan Hüseyin amca, bastığı dalın kırılması ile 4 metreden yolun ortasına düşüp bacağını kırmıştır.

Ama olayı komik yapan şey Hüseyin amcanın cevabı olmuştur.  
" - Ben  Kalkamıyor Selver!!! smiley

X   X   X   X   X   X    X    X   X   X   X   X    X    X   X

Mesciler'de hikaye biter mi!
 

Köyden komşumuz İbrahim abi, ORÜS fabrikasında çalışmakta o zaman.

Fabrika çok büyük. 2000 kişiden fazla kişi çalışıyor. Karacasu'da. Bilenler bilir.
 

İbrahim abi, fabrikada bir nam yapmış sormayın.

Hangi konuda mı ?
Biçilmek için 50 metre boyu 2 metre derinliği olan havuzda bekleyen koca koca ağaçların üstüne basarak karşıdan karşıya geçme becerisiyle.

Neyse. Bu olayı müdür yardımcısı da duymuş, gelmiş ağaçların beklediği havuzun yanına.

İbrahim abi de gelir hemen. Müdür yardımcısı 

- İbrahim. Namın ana binaya kadar geldi. Duydum ki havuzun bir yanından diğer yanına tomrukların üzerinde suya düşmeden geçiyormuşsun.

İddaa ya var mısın? Ben bu tomrukların üstüne basarak karşıya geçerim. Ama 1 takım elbiseni alırım. Eğer geçemezsem ben sana alırım" demiş.

İbrahim abi, bıyık altı gülüş atmış tabi bunu duyunca.

İlk İbrahim abi başlamış. Havuzda yüzen tomruklardan atlaya atlaya karşıya geçmiş. 
Sıra gelmiş müdüre. Müdür daha ikinci tomruğa basar basmaz tomruğun dönmesi ile suyu boylamış.

Sudan sırılsıklam çıkan müdür İbrahim abiye seslenmiş.

" İbrahim! Namın senin olsun. Buradan cambazlar bile geçemez. Sen nasıl geçtin" demiş.
Eee. iş bilenin, kılıç, kuşananın demişler. Öyle değilmi...

Sezonu bitirdik. Boluspor 2022 nin planlarını yapacak.  Gitgide zorlaşan bu lig de hedef koymak bile ciddi maliyet ve organizasyon istiyor.
Yolun bahtın açık olsun.

Nerede olursan ol, peşindeyiz.

 

 

 


 


 



 


 

 


 


 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları